Kapitalizm, 1980’de başlayıp küresel ekonomik krize uzanan yıllara kadar ikinci büyük küreselleşme dönemini yaşadı. Genellikle ilk küreselleşme döneminin 19’uncu yüzyılın ikinci yarısında yaşandığı ve 1. Dünya Savaşı’na kadar sürdüğü kabul ediliyor. İkinci küreselleşme döneminde finans sermayesinin, uluslararası finansal liberalizasyonu ön plana çıktı. Dünya üretim ve ticaretten bağımsız bir biçimde genişledi ve yeni finansal araçların ve bunların işlem gördüğü türev piyasalar ortaya çıktı. Spekülatif büyümenin yaygınlaşması, üretiminin uluslararasılaşması, ortalama kârların düşme eğilimi, finansallaşmayla aşılmaya çalışılması, bunun sonucunda krizlerin patlak vermesi ve uluslararası eşitsizliklerin büyümesi son 30 yılda dünya ekonomisinin özeti oldu.

Küreselleşme Nedir?

Dünya üzerinde insanların ekonomik, siyasi, iletişim ve sosyal açılardan birbirine yakınlaşması ve bir bütün olma yoluna doğru ilerlemesidir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, değişen ve gelişen dünya düzeninde birçok yenilikler meydana gelmesidir. 21.yüzyılın dijital çağı olmasıyla beraber dünya artık küresel bir köy haline gelmiştir. Kilometrelerce uzak olan kişilerden dakikası dakikasına haber alabilir ve haber verebilir hale geldik. Gittiğimiz dünya ülkelerinde insanlarla kolay bir şekilde iletişim kurabilir hale geldik.

Küreselleşme insanlığın en temel sorunu olan, ‘’tüketim küreselleşmesi’’ne de yol açmıştır. Sömürü ve tüketim devlet aracı olarak sömürü ülkelerinin tarihi boyunca yaptığı ve günümüzde de devam eden sömürgecilik iletişiminin gelişmesiyle beraber uluslarası bazda devam etmektedir.

Küreselleşmenin Temel Sebebleri Nelerdir?

Küreselleşmenin oluşumunda belli sebepler yatmaktadır. Serbest Ticaret, Dış Kaynak Kullanımı, İletişim Devrimi, Liberalleşme ve Yasal Uyum olarak 5 ana dalda incelenmektedir.

Serbest Ticaret : Dünya hükümetleri pek çok ihracat ve ithalat bariyerini ve gümrük tarifesini kaldırdı. Mesela, 1980’lerin sonunda ve 1990’ların başında serbest piyasa reformları uygulamaya başlayan Çin, ihracat piyasasındaki pek çok kısıtlamayı kaldırdı.

Dış Kaynak Kullanımı: Şirketler, mal ve hizmet üretimini denizaşırı ucuz ülkelere taşıyarak tasarruf etmeye başladı. Pek çok üretici Amerika ve İngiltere’deki fabrikalarını kapatıp, üretimi, işçilerin daha ucuza ve daha kötü koşullarda çalıştığı Çin, Meksika gibi ülkelere taşıdı.

İletişim Devrimi: İki önemli devrim uluslararası ticareti kolaylaştırdı. İlki ‘’konteynerleştirme’’ adı verilen bir süreçtir. Standart boyutlarda konteynerlerle malların dünya çapında taşınmasının sağlanması, masrafları ve yol süresini azaltmıştır. İkinci devrim ise geniş bant devrimidir.

Liberalleşme: Soğuk savaş döneminde sınırlarını yabanı ilişkilere kapamış pek çok ülke açılmaya teşvik edildi. Bu, batı şirketlerinin yeni pazarlara girmesini sağladı.

Yasal Uyum: dünya ülkeleri, mülkiyet ve fikri mülkiyet kanunlarına birbirine uyumlu hale getirmeye başladı. Buna göre Amerika’da verilen bir patent Çin’de de geçerli oldu.

Küreselleşen İnsan

Dijital dünya aracılığı ile birlikte toplumlar birbirlerini yakından tanıyıp birbirlerine benzemeye çalışıyorlar. Zamanla taklitçi ve yozlaşan toplum yapıları ortaya çıkmıştır. İletişim ağlarının çoğalmasıyla ve erişimin kolay olmasıyla birlikte bilgilerimiz de artıyor. Fakat bilgileri araştırmadan kullandığımız için yozlaşma oranınımız da gittikçe artmaktadır. İnsanlar için yararlı olan bilgilerin alınması gerekirken başka yaşantıları taklit ederek onu hayatımıza uyarlamaya çalışıyoruz. 

Küresel Tehdit 

Globalleşme ile  beraber artık bütün ülkeler birbirine bağlı yaşıyorlar.  Amerika’da yaşanılan bir kriz Türkiye’de yankı buluyor. Bunlara en iyi örnek 1. ve 2.  Dünya Savaşlarıdır. Yaşanılan ekonomik krizler diğer ülkeleride etkisi altına almaktadır. Yaşanılan siyasi krizler bütün ülkeleri etkilemektedir. Bu gibi sorular çoğaldıkça insanlığın sonunun nereye gideceği merak ediliyor.

Küresel Ekonomik Kriz 

ABD’deki mortgage sisteminin çökmesi ve piyasalarda bir anlık nakit sorunu çıkması ile beraber büyük parasal şirketler batmaya başlamış ve bunun zincirleme etki yapmasıyla birlikte bir anda Büyük Buhran’dan daha etkili bir kriz baş göstermiştir. 2008’e kadar olan süreçte ABD dolarının değer kaybetmesi de etkili oldu. Tüm dünyaya yayılan kriz AB ülkelerini derinden etkiledi. Bunun yanı sıra  İzlanda, İspanya, Portekiz, Yunanistan gibi ülkeler de kriz çıkmazı içerisine girdi.