Yapay zeka, yakın geleceğin ekonomik, toplumsal, kültürel ve politik tüm yönleriyle radikal bir şekilde biçimlendirecek en büyük teknolojik atılım olarak önümüzde duruyor. Öyle ki Birleşik Arap Emirlikleri’nin yapay zeka bakan ataması, teknolojinin geldiği konumu bütünüyle gözler önüne seriyor.

Bu teknolojik devrim, hayatımızı köklü bir şekilde değiştirmeye çoktan başlamışken, özellikle büyük güçlerin yapay zeka politikalarına, stratejilerine ve vizyonlarına yakından bakmakta fayda var. Bu doğrultuda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yapay zeka alanında liderliği ele geçirecek ülkenin dünyanın hakimi olacağı görüşü, tüm dünyada yeni bir tartışmayı başlatmış durumda. Elon Musk’ın bu durumun dünyayı Üçüncü Dünya Savaşı’na götüreceğini açıklaması ise bu tartışmalara yeni bir boyut kazandırıyor.

Yakın gelecekte yapay zekanın savunma ve ekonomi üzerinde belirleyiciliğinin artacak olmasına paralel olarak, ülkeler şimdiden bu konuda stratejilerini belirleyen belgeler kabul etmeye başladı. 2030’da küresel ekonomiye 15 trilyon dolar üzerinde katkı sunması beklenen yapay zeka üzerine önemli çalışmalar yürüten Çin, ABD ve Rusya’nın başı çektiği ülkeler de bu alandaki politikalarını geliştirmek ve geleceği tanımlamak üzere stratejilerini belirlemeye çalışıyor.

ABD YAPAY ZEKADA LİDER FAKAT GELECEK ŞÜPHELİ

Dünya’da yapay zekanın merkez üssü kabul edilen ABD’de çalışmalar ilk başlarda özel sektör eliyle yapıldı fakat daha sonra ABD yönetimi işe el atarak 1.1 milyar dolarlık bir bütçeyi yapay zekaya kullandı.

Beyaz Saray’ın yayınladığı raporlarda yapay zekanın yeni bir ekonomik dönüşümü başlatacağı belirtilse de, Trump yönetimi yapay zeka araştırmalarına destek veren bir dizi devlet kurumunun finansmanını azaltacak bir bütçe açıkladı. 175 milyon olarak belirlenen yeni bütçe, birçok kesim tarafından eleştirildi ve Çin ile rekabette ABD’nin aleyhine bir gelişme olarak yorumlandı.

ÇİN’İN HEDEFİ 2030’DA DÜNYA LİDERLİĞİ

Çin yapay zeka üzerine en fazla akademik makale yayınlayan ülkelerin başında geliyor ve Çin’in bu çabaları sadece kağıt üzerinde kalmıyor. Teknolojinin ekonomiyi dönüştürme potansiyeli nedeniyle 2030’a kadar Çin bu alanda dünya lideri olmak istiyor.

Çin devlet konseyi tarafından yakın zamanda yayınlanan Yeni Nesil Yapay Zeka Geliştirme Planı üç aşamalı bir ilerleme öngörüyor. Plana göre; dünyada yapay zeka konusunda öncü olmak, çekirdek yapay zeka endüstrisinin değerinin 148 milyar dolara ulaşması ve en iyi yeteneklerin ülkeye çekilmesinin yanı sıra yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi planda vurgulanan temel konular.

Çin 220’ye kadar ülkenin ürettiği robotların oranını yüzde 50’den fazla arttırmak istiyor. Made in China 2025 programında belirtilen hedef, Almanya, Japonya ve ABD’yi, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıldönümü olan 2049’da üretim açısından geçmek.

JAPONYA’DA STRATEJİ BU YIL KABUL EDİLDİ

Çin, bölgede yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesinde açık bir öncülüğe sahip olabilir ancak Japonya’da son yıllarda, sektörün ekonomik geleceği açısından hayati önemi olduğunu fark etti. 2017 yılında Yapay Zeka Teknoloji Stratejisi yayınlayan Japonya, strateji, verimlilik, mobilite ve sağlık, tıbbi bakım konularına odaklanan arge faaliyetlerininin desteklenmesine vurgu yapmasının yanı sıra hükümet, üniversite ve sanayi arasındaki işbirliğinin geliştirilmesini de önerdi.

RUSYA’DA ASKERİ ARAŞTIRMALAR ÖN PLANDA

Rusya’yı yapay zeka konusunda gündeme getiren konu, Devlet Başkanı Putin’in yeni öğretim yılı açılışında ‘’yapay zekaya hükmedenin dünyaya hükmedeceği’’ açıklaması oldu. Fakat Putin’in iddialı hedeflerine rağmen, Rusya’nın yapay zeka hakimiyeti arayışını, yapay zeka teknolojik atılımları oluşturma biçiminde görmek pek mümkün değil. Hem ABD hem de Çin, daha büyük, daha sofistike ve Rusya’nınkinden daha hızlı büyüyen dijital teknolojilere sahip.

Rusya’nın yapay zeka konusundaki devlet politikaları askeri niteliği ile ön plana çıkıyor. 2030 yılına kadar askeri teçhizatın yüzde 30’unu robotik hale getirmek isteyen Rusya, bu konuda güçlü bir eğitim alt yapısına sahip.

Rusya’nın yapay zeka konusunda öncelik verdiği konulardan bir diğeri casusluk ve propaganda düzeyini arttırmak ki, halen Rus istihbarat servislerinin sahte haber makaleleri sosyal medya mesajları yaratmak için gece gündüz çalışan binlerce personeli zaten mevcut. Yani yapay zeka teknolojisi, Putin’in istihbarat servislerinin elinde, dünya tarihinde herhangi bir propagandadan daha etkili bir sızıntı yaratabilir.

AVRUPA BİRLİĞİNDE ORTAK BİR POLİTİKA HENÜZ YOK

Çin ve Kuzey Amerika’nın ardından Avrupa yapay zeka alanında ekonomik olarak daha fazla gelişecek bölgelerden biri olarak gösteriliyor fakat hale Avrupa Birliği çapında resmi bir yapay zeka politikası bulunmuyor. Bu konuda üye devletlerinin bazıları ulusal çalışmalar yapıyor.

İngiltere, Avrupa’da yapay zeka konusunda bir yol haritası çizen ilk ülke oldu. 2016’da Avam Kamarası Bilim ve Teknoloji Komitesi tarafından kabul edilen Robotik ve Yapay Zeka Raporu; ekonominin dönüşüm sürecinde  işgücünün eğitilmesine odakladı.

Endüstri  4.0’ın öncüsü Almanya, en fazla yapay zeka start-up’ı bulunan ülke ve Almanya Yapay Zeka Araştırma Merkezi 1988’de kuruldu.

TÜRKİYE’DE İLK ADIMLAR ATILIYOR

Hala emekleme aşamasında olsa da Türkiye’de yapay zeka alanında son yıllarda özel sektör eliyle özellikle robotik ve otomasyon açısından önemli gelişmeler ortaya çıktı. 2016 yılında Uluslararası Robotik Federasyonu Raporuna göre Türkiye dünyada robot kullanımında 17. sırada yer alıyor. Bununla beraber 19 robot sayısı ile 70 olan dünya ortalamasının bir hayli altında.